“Bir Ses Ver” Fotoğraf Grubu Fotoğraf Sergisi : “Sade”


2015 yılında EFSAD bünyesinde kurulan ve kadın fotoğrafçılardan oluşan “Bir Ses Ver” fotoğraf grubu geçen yıl kavramsal fotoğraf alanında yaptıkları ilk projenin ardından minimal konulu ikinci projelerinin  seçme eserlerini fotoğraf severlerin beğenisine sunuyor.  “Sade” ismini verdikleri proje de fotoğrafçılar minimalizm algılarını kendi bakış açılarıyla fotoğrafladılar. Sergi 11 Haziran 2018 saat 18.00’de Atilla Özer Karikatürlü Ev’ de açılacaktır.

Sergide eseri bulunan fotoğrafçılar Semra Bayar, Ebru Baysan, Semra Eyidil, Elif Canarslan, Ayşe Güzin Özlü, Çiçek Kıral, Şükran Tatlıdil, Tuğba Topçu Dönmez, Fikriye Yarlıgan, Funda Can Çuvalcı, Serpil Aygün, Hilal Keskin Özay ve Eskişehir Fotoğraf Sanatı Derneği (EFSAD) tüm fotoğraf severleri sergi açılışına bekliyor.

Sergi 11-13 Haziran 2018  tarihlerinde gezilebilecek.

 

 

 

 

 

 Ayşe Güzin ÖZLÜ

  

Projeme başlamadan önce hayatımızın her bir parçasında bu kadar çok tel örgüler olabileceğini hiç düşünmezdim, Ne kadar da tel örgü varmış yaşamda hayret… Sınırlarımızı, güvenliğimizi, özgürlüğümüzü, sevgilerimizi, aşklarımızı, umutlarımızı, hayallerimizi, sırlarımızı ve bir sürü şeyler gizlemişiz tel örgülere.  Savrulmuşuz bazen, sığınmışız, dinlenmişiz, güvende hissetmişiz ve bir sürü şey, belki de öyle sanmışız tel örgülerimizin içinde, izlemişiz karşıdan diğerlerini kendimizden emin KİMBİLİR ….

Çiçek KIRAL

Bir yağ damlası olsam dedim. Su da içinde yaşadığım dünyam. Gezsem dedim dünyamı. Tek kalmasam dedim, sıkılmasam. Yol arkadaşım çiçekler olsun istedim. Gezilerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Ebru BAYSAN

     

“Sadeliğin güzelliğini görebilmek adına çıktığımız yolda çokluğun getirdiği azlıkla yetindiğimizi fark ettik.

Ve çektiğimiz fotoğraflarımızda detaylardan arınmayı ÖZ’ü görmeyi öğrendik. Sade ama basit olmadan, yalın ama yavan olmadan mavinin derinliklerinde bir damla zelal olabilme çabasıdır.

Elif CANARSLAN

Ne başındayım hayatın, ne sonunda.

Başı sonu belli olmayan devranda,

Kalmakla, gitmek arası

Saklanmakla, görünmek arası

Konuşmakla, susmak arası

Hayalle, gerçek arası

Bir yavan halde

Ne ateşteyim, ne külde,

Bilinmezlikler arası bir diyarda ARAF tayım…

Fikriye YARLIGAN

Hep alışmışız görüneni görmeye. Asıl olanı anlamaktan uzaklaşmışız. Sadeliğin dünyasında karmaşaya saplanıp kalmışız. Ne görüyorsunuz? Sadece yanan birkaç sigara mı? İyi bakın. Kendinizi dumanın zarafetine bırakın. Zarafet. Şimdi bir daha bakın. Bu zarif dumanın birkaç sigaradan değil de bir termik santralin bacasından çıktığını hayal edin. Hayalinizdeki duman hala zarif mi?

Funda CAN ÇUVALCI

Hangi coğrafyada hangi sosyal ve kültürel ortamda dünyaya gelmiş olursak olalım özde kendi benliğimizin taşıyıcısı olarak ve yaşadığımız hayatın yolcusu olarak kaçınılmaz bir ortaklığı paylaşırız. Bu yolculuk, hep daha ileriye, “yeni bir ülke”ye, “başka bir deniz”e doğru mudur? Aslında başka bir şehre gittiğimizi sanarken “gene aynı sokaklarda” dolaşırız ve kocarız çoğu zaman.* Dışarıdan benliğimize yapıştırılan, yakıştırılan veya kendi yüklediğimiz, edindiğimiz eşyaları, başkalıkları, fazlalıkları üzerimizden atabildikçe belki daha fazla özümüze dönebiliriz.

Hilal KESKİN ÖZAY

Salt mutluluğa ulaşmanın yolu biraz da yetinmekten geçiyor. “Daha çok” “en çok” için koşuşturup dururken sahip olduklarınla yetinmeyi ihmal edenlerin kaçırdığı sırrı keşfetmek;  sadeleşmiş olanların payına düşüyor. 

Semra BAYAR

Karın hayattaki pek çok boşluğu doldurarak yaşama anlam kazandırdığını düşünürüm, belki de her kar yağışında hissettiğim, sevinçle karışık hüznün nedeni budur. Hayatımızdaki boşlukları hep doğal olanla doldurmak dileğiyle…

Semra EYİDİL

Katı, sıvı, gaz doğada suyun fiziksel hal değişimidir. Bu değişim; yağmur, kar, sis olarak karşımıza çıkar. Hepimiz doğanın bir parçasıyız. Doğa yaratıcılığını bütün imkânlarıyla bize sunar. İleri teknoloji ve şehirleşme, insan yaşamını doğadan soyutlamaktadır. Bu hal değişimi, varlıkları besleyerek, bize görsel estetik bir görünüm sunar.

Serpil AYGÜN 

Büyük kapı açıldığında başlar kendine ulaşmanın yolculuğu yaşamanın en tekil çala  kalem hali. Yalın ayak yaşanan an, görülen duyulan anlamlandırılan kocaman dünyada bırakılan ayak izlerindedir “sade” ce… Yaşamak nesnede iz bırakmaktır. Yaşamanın izini. Belki de yaşanacakların gizini..

Şükran TATLIDİL

“Oyun dilidir çocuğun; öyle ki kendi kadar gerçektir. Tekrar tekrar oynadığı halde yeniden taptaze başlar ve adeta zamanla ilişkisini keser. Onun için bir nevi zamandan kopuştur.”

Tuğba TOPÇU DÖNMEZ

Bazen bir kaosu sadeleştirmek için önce kümelere ayırmak gerekir. Çevreme bakıyorum, renkler, biçimler ve insanlar…  Çeşitli şekiller ve kombinasyonlar ile bir araya gelip, karışıp ayrıştıkları, devinen bir oyun içerisindeler. Ben de bu oyundan bir dizi açık, yalın, basit kesit alma çabasındayım.

 

Previous Doğru Açı Fotoğraf Grubu - "Döküm İşçileri" Fotoğraf Sergisi
Next EFSAD'da Yeni Sezon Açılışı - Fotoğraf Gösterisi - Tahsin ALTINOK

Yorum Yok

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir