Jens Krauer

What can you tell us about yourself? Bize kendinizden bahseder misiniz?
I am based in Zürich Switzerland, grew up in Switzerland. In my youth I was very much into drawing, graffiti and urban culture, which has been with me ever since as my cultural background and baseline in most artistic projects I engage in. My environment was composed of all sorts or different upbringing and ethnic origins, most of my friends had an  immigration background. I learned early that all cultures are  fascinating and worth exploring and learning from. Equally, we where realizing that we had to build on our own, as we all had struggles in daily life regarding social status and / or family dynamics. After leaving school without a certificate or diploma, I probably did every job that is out there. From delivering Food, to cleaning in Hospitals and many other short-term occupations to stay afloat, I moved on to work in the event business as a production manager for a decade and out of that, got hired by a major sports organisation as an Operations Manager. This job allowed me to travel and experience other environments all over the globe, as well as to emerge in them, being abroad for long times. I quit my corporate job in 2016 and returned to where I started my journey, to creative and visual work. İsviçre’de büyüdüm ve İsviçre’nin Zürich kentinde yaşıyorum. Gençliğimde çizim, grafiti ve şehirsel kültürle çok ilgiliydim. Bunlar şu anda üzerinde çalıştığım sanatsal projelere bir zemin ve kültürel arka plan oluşturarak hala hayatımdadır. Çevrem her türlü farklı yetiştirme şekilleri ve etnik kökenlerle dolu ve arkadaşlarımın çoğunun göçmenlik geçmişi var. Erken yaşlarda tüm kültürlerin büyüleyici ve keşfedilmeye değer olup onlardan çok şey öğrenilebileceğini öğrendim. Aynı şekilde kendimizi geliştirmemiz gerektiğini fark ediyorduk. Bu sosyal statüden ve veya aile dinamiklerinden kaynaklı olarak günlük hayatta mücadele etmek zorunluluğumuzdandı. Sertifika ya da diploma sahibi olmadan okuldan ayrıldıktan sonra muhtemelen olabilecek her işte çalıştım. Yemek teslimatından, hastanelerde temizliğe ve kısa süreli birçok farklı işe kadar ayakta kalabilmek için çalıştım. Buradan 10 yıl kadar prodüksiyon müdürü olarak organizasyon işine geçtim ve sonrasında büyük bir spor organizasyonu şirketi tarafından Operasyon yöneticisi olarak işe alındım. Bu iş sayesinde uzun süreler boyunca yurt dışında kalarak dünyayı gezip farklı çevreleri deneyimleyip onları yaşama fırsatım oldu. Şirket işimi 2016 yılında bırakıp yolculuğuma başladığım nokta olan yaratıcı ve görsel eserler oluşturmaya geri döndüm.

Sosyal medya tuzağına düşmeyin. İyi eserler kitlelerin ortalama zevkleri ile değerlendirilmez ve her zaman günbatımı ve kedilere karşı kaybedersiniz.

How and when did you start taking photographs?  Ne zaman ve nasıl fotoğraf çekmeye başladınız? 
Besides an early school project at the age of 14, photography, as a creative tool, came back to my life 25 years later again. I re-discovered photography during an assignment as an expat living in Ukraine in 2012. Having lived in Ukraine for a year at that point, I thought it was a good idea to get a camera, just to capture some memories of my stay there. On return, the positive feedback to, what was to me just clicking away, motivated me to take a more structured approach towards the medium of photography. So i photographed, while still being employed, for over two years in secret. On assignments and the many travels that came with the job, while my colleagues spent their evening in restaurants and hotel rooms, I picked up my first „real“ camera and was out and about on the streets of the cities we travel to. After two years, I started showing my work to friends, was seeking professional feedback and gained more understanding about which parts of my work I had to improve and which direction to go. Everything else grew out of that. 14 yaşında erken yaşlardaki bir okul projesinin yanı sıra, yaratıcı bir öge olarak fotoğrafçılık 25 yıl sonra tekrar hayatıma girdi. 2012 yılında Ukrayna’da bir gurbetçiyken bir görevlendirme esnasında fotoğrafçılığı tekrar keşfettim. Bir yıldır Ukrayna’da yaşamış olarak, oradaki yaşama süremi belgelemek adına bir fotoğraf makinası edinmenin iyi olacağını düşündüm. Döndüğümde bana bir klik sesi kadar yakın olan görüntülere aldığım olumlu dönütler, fotoğrafçılığa daha yapısal bir yaklaşım oluşturmam için beni motive etti. Böylece çalışırken iki yıldan fazla bir süre boyunca gizlice fotoğraf çektim. Görevlendirmelerde ve işin bir parçası olan seyahatlerde, iş arkadaşlarım akşamlarını restoran ve otellerde geçirirken, ben ilk “gerçek” kameramla gittiğimiz şehirlerin sokaklarında geziyordum. İki yıldan sonra çalışmalarımı arkadaşlarıma göstermeye başladım ve profesyonel dönütler alma arayışıyla hangi yöne gideceğim ve çalışmalarımın hangi noktalarını geliştirmem gerektiği ile ilgili bir anlayış kazandım. Geriye kalan her şey buradan gelişti.

Jens Krauer
What changed in your photographic vision since then and what remained the same? O zamandan bu yana fotoğraf vizyonunuzda ne değişti ve ne aynı kaldı?
In the beginning of my photography, I was all about the street-photography and about my strong connections with the streets. This has not changed, but other perspectives have developed out of my street-photography. I love the chase, the hunt and the difficulty involved with street photography. I believe that, when you master street-photography, you are, from a process perspective, ready for other fields of related photography. Street-photography is a close sibling to the family of documentary, social-documentary and reportage. So i am currently intensely working on transforming my street-photography skills to more narrative driven themes and subject focused work  in my photography. I want to tell stories of importance or necessity. Therefore, documentary and reportage are on the top of my project list. I would like to think that we can communicate important subject matters, using our cameras. So, the method, the process, stays very much the same or very close to street photography, but the overall approach, when getting into documentary projects changes. Fotoğrafçılığımın başında sadece sokak fotoğrafçılığı ve sokak ile olan güçlü bağlarımla ilgileniyordum. Bu değişmedi, fakat sokak fotoğrafçılığımdan farklı perspektifler gelişti. Sokak fotoğrafçılığı ile bağlantılı olan bu kovalamacayı ve zorluğu seviyorum. Ben sokak fotoğrafçılığında ustalaştığınızda, süreç perspektifinden baktığınızda, alakalı olduğu diğer fotoğraf alanlarına da hazır olunduğuna inanıyorum. Sokak fotoğrafçılığı, belgesel, sosyal-belgesel ve röportaj ile kardeştir. Bundandır ki ben şu sıralar sokak fotoğrafçılığı becerilerimi daha anlatıya dayalı konulara ve konu odaklı çalışmalara dönüştürmek için yoğun çalışıyorum. Önem ve ihtiyaç hikayeleri anlatmak istiyorum. Bu nedenle belgesel ve röportaj proje listemin başında yer almaktadır. Ben önemli konuları fotoğraf makinası yoluyla işleyebileceğimizi düşünmek istiyorum. Böylece, yöntem, süreç sokak fotoğrafçılığına ya çok yakın yada bire bir aynı ilerliyorken, belgesel projelere geçişte genel yaklaşım değişmektedir.

Jens Krauer
Did you encounter any difficulties and how did you deal with them? Zorluklarla karşılaştınız mı ve onlarla nasıl başa çıktınız?
Friction and obstacles are always part of what I do, as I tend not to look for easy things. The challenge is a part of the fascination. After all, good things rarely come to you easy in my experience. I learned that you have to earn them and put in a lot of work to get where you want or need to go. I embrace the difficulties and calculate them in, as far as possible, from the very beginning.  Difficulties in street-photography are mostly rights related or based on interaction with humans in the process of taking candid pictures. To my experience this can be dealt with with using a  good portion of street smarts and open communication about your motives to  others. In street-photography, basing your approach on the right ethics and acting on the moral resulting out of these ethics, will mostly allow you to explain yourself and state your cause and motivation in a positive manner. You might still not get an agreement about this in a discussion, but you will be able to move on having done all you can to assure the person in front of you of your positive motives. There are multiple stories in my street-photography experience of interactions. Some turned positive, some where bound to turn negative, but I could always deal with them by opening up and being honest about myself and what I do. When turning to documentary photography the nature of potential problems and approaches change. Telling somebody else story brings a different level of responsibility to the photographer. I had, after my first tries, learned about the importance of authorship and that, even if a story is truthfully told, I have to be aware of how it could be interpreted and perceived. So there is a conceptual level to this kind of work that, in street-photography, is not mandatory, while it is in documentary photography that aims to talk for others or a cause. Kolay şeylere bakmadığım için sapmalar ve engeller her zaman yaptığım işin bir parçasıdır. Meydan okumalar bu büyünün bir parçasıdır. İşin sonunda benim deneyimime göre iyi şeyler nadiren kolaylıklardan çıkıyor. Gitme ihtiyacı duyduğunuz ya da gitmek istediğiniz yere varmak için, onları kazanmak zorunda olduğunuzu ve bunun için çok çalışmanız gerektiğini öğrendim. Mümkün olduğunca en başından itibaren zorlukları kucaklıyor ve onları hesaplıyorum. Sokak fotoğrafçılığındaki zorluklar genellikle anlık fotoğraf çekme sürecinde çoğunlukla insanlarla olan etkileşim ile alakalı veya ona dayanan haklarla ilgilidir. Benim deneyimime göre iyi miktarda sokak ödülleri ve çekim nedenlerinizi insanlara samimi bir dille anlatmak yoluyla halledilebiliyor. Sokak fotoğrafçılığında, yaklaşımınızı doğru etik değerlere dayandırmak ve bu etikten kaynaklanan ahlaki değerlere göre hareket etmek, çoğunlukla kendinizi açıklamanıza, nedeninizi ve motivasyonunuzu olumlu bir şekilde belirtmenize izin verecektir. Bir tartışmada yine de bu konuyu çözümlemeyebilirsiniz fakat karşınızdaki kişiyi olumlu nedenleriniz konusunda ikna etmek için elinizden geleni yaptığınız konusunda emin olarak yolunuza devam etmenizi sağlayacaktır. Etkileşimlerle ilgili olarak sokak fotoğrafçılığımda birçok hikayem bulunmaktadır. Bazıları olumlu sonuçlandı, bazıları da olumsuz gitmeye mahkûm oldu, fakat samimi olarak ve kendim ile yaptıklarım konusunda dürüst davranarak onlarla her zaman başa çıkabildim. Belgesel fotoğrafçılığa yöneldiğinizde potansiyel problemlerin doğası ve yaklaşımları değişmektedir. Bir başkasının hikayesini anlatmak fotoğrafçıya farklı bir sorumluluk vermektedir. İlk denemelerimden sonra, yazarlığın önemini ve bir hikâye gerçek haliyle anlatılsa bile, nasıl yorumlanacağı ve algılanacağı konusunu öğrenmiş oldum. Sonuç bu tarz bir çalışmada olarak sokak fotoğrafçılığında zorunlu olmayan kavramsal bir düzeyin varlığı söz konusu ve bu başkaları için veya bir neden için konuşmayı amaçlamaktadır.
Jens Krauer


What gear do you usually use? Have you got any favorite equipment? How much does equipment matter in taking great images? Genellikle kullandığınız ekipman nedir? Favori ekipmanınız var mı? İyi fotoğraf çekmek ile ekipman arasında bir ilişki var mı?
The most important role equipment plays is to not get into the way of the creative process. To me, the most outstanding quality of a tool is that it is easy to use, does not require a lot of attention and therefore frees space for the important decisions in photography, which are always the creative ones and the storytelling aspects. So, if a piece of equipment fulfills that requirement, it is worth a lot to me. I don’t believe in changing cameras and equipment often, like a musician with an instrument you develop a relationship with it and in many situations, to me, being familiar to the core with my instrument matters more than having the latest and greatest. I shoot Fujifilm. My equipment consists of two bodies, of which I always carry one and a lineup of prime Fujifilm prime lenses, of which I also always mostly two at once.  I prefer prime lenses for optical quality and the fast f stops. My setup fulfills exactly that requirement, not drawing attention, working beautifully under all circumstances, while being light, unobtrusive and reliable. I am very much convinced that mirrorless photography is the most creative way of working with a scene and available elements. Being able to see light and what the camera does with it, opens more direct and conscious creative possibilities for me in the process of creating the image. Ekipmanın oynadığı en önemli rol yaratıcı sürecin işine karışmamasıdır. Benim için bir aracın en önemli özelliği kullanım kolaylığı, çok ilgi gerektirmemesi. Bu şekilde, her zaman yaratıcılık ve hikâye anlatım özellikleri ile ilgili olan fotoğrafçılıktaki önemli kararlar için yer açılmaktadır. Sonuç olarak bir ekipman bu söylediğimi yapıyorsa, benim için çok değerlidir. Sıklıkla kamera ve ekipman değişimine inanmıyorum. Aynı bir müzisyenin müzik aletiyle olduğu gibi birçok durumla ekipmanınızla bir ilişki geliştiriyorsunuz. Benim için ekipmanımla en ince noktasına kadar tanıdık olmak en son ve en iyisine sahip olmamdan daha önemlidir. Ben Fujifilm ile çekiyorum. Ekipmanım iki gövdeden oluşmaktadır. Bunlardan ben çoğunlukla her zaman bir tanesini taşırım ve onu bir dizi Fujiflm Prime lens, ki çoğunlukla her zaman en fazla iki tanesini yanımda taşırım, kullanırım. Prime lensleri optik kalitesi ve hızlı F stopları için tercih ediyorum. Ekipmanım tam da bu ihtiyacı karşılıyor; ilgi çekmiyor, her koşulda güzel çalışıyor, hafif, göze çarpmayan ve güvenilir. Aynasız fotoğrafçılığın bir sahne ve eldeki elemanlarla çalışma konusunda en yaratıcı yol olduğu konusunda çok eminim. Işığı ve kameranın onunla ne yaptığını görmek, bir fotoğraf üretirken bana daha doğrudan ve bilinçli yaratıcı olasılıklar sunuyor.

Jens Krauer
How do you improve your vision? What would you advise other photographers to do? Vizyonunuzu nasıl geliştiriyorsunuz? Diğer fotoğrafçılara öneriniz ne olur?
It is a constant process. I question my vision regularly, work it over, adapt it to my state of mind, my plans and opportunity presenting itself. I believe we should keep that openness in a vision, otherwise the vision becomes a prison. I was often asked if I look for certain images when I go out and photograph. I strongly answer this question with no. I could have never imagined what I was able to pick up because I had no premeditated images in mind while observing my environment. I keep my senses open to see what is and only react based on that. Don’t clog you sensors with fixed ideas. Focusing on fixed ideas can keep you from reading opportunity in the moment. I rather go absorb my environment and try to seize the moment. I go the same way about visions. My vision has a solid core, everything else is subject to changes as I go along. Also, i don’t validate my vision on social media. Likes are not validation for good projects, a lot of times, great work, that is not easily consumable will not be received with a wave of likes. Check your work with people that have the background and the understanding of what you do to validate your approach. Likes are no validation for impact or quality, only for how easy and pleasantly they can be consumed. Bu sürekli devam etmekte olan bir süreç. Vizyonumu düzenli olarak sorguluyorum, üzerinden geçiyorum, o anki düşünce yapıma, planlarıma ve kendini sunan olanaklara göre uyarlıyorum. Bence bir vizyonda bu şeffaflığı korumalıyız, aksi halde o vizyon bir hapishaneye dönüşür. Bana sıkça dışarıya fotoğraf çekmeye çıktığımda belli görüntüler arayıp aramadığım soruldu. Güçlü bir hayır ile bu soruyu cevaplandırıyorum. Çevremi gözlemlediğimde, aklımda önceden belirlenmiş bir görüntü olmadığından ne çekeceğimi hayal edemezdim. Ne olduğunu görebilmek için algımı açık tutuyorum ve ona dayanarak hareket ediyorum. Algılayıcılarınızı fiks fikirlerle tıkamayın. Fiks fikirlere odaklanmak anın imkanını okumanızı engelleyebilir. Vizyonlar için aynı şekilde düşünüyorum. Vizyonumun sağlam bir merkezi var, diğer her şey ben yolumda giderken değişmeye odaklı. Ayrıca vizyonumu sosyal medyada doğrulamıyorum. Beğeniler iyi projeleri doğrulamaz. Çoğu zaman kolay sindirilemeyen büyük eserler, bir beğeni dalgasıyla karşılaşmazlar. Yaklaşımınızı doğrulamak için çalışmalarınızı bu konuda bilgisi ve ne yaptığınız konusunda farkındalığı olan insanlar ile doğrulayın. Beğeniler etki ve kalitenin doğrulayıcıları değildir, onlar çalışmaların ne kadar kolay ve hoş algılandığının doğrulayıcılarıdır.

Jens Krauer
Are there any photographers that inspire you? Size ilham veren fotoğrafçılar var mı?
Yes, plenty. From all different fields. I collect photo books and each and every one of those artists inspires me in a different way. I get a lot of inspiration outside of photography too. Painter, contemporary and classic are great inspiration. Many contemporary artist can teach you the use of great concepts and how to execute them and especially classic painting can teach you a lot about light and perspective.  Everything artistic can inspire you as a visual creator or communicator.  There is never enough food for thought when inspiring and driving your creativity. Photographically speaking, I am very much inspired by the tradition of Magnum and the humanistic approach to the medium photography.  The likes of Robert Frank, Don McCullin and also current photographers of the same mind set are very much role models to me. Evet, çok var. Tüm farklı alanlardan. Fotoğraf kitapları topluyorum ve o sanatçıların her biri bana farklı biçimde ilham veriyor. Fotoğraf dışından da çok ilham alıyorum. Çağdaş ve klasik ressamlar büyük ilham kaynağıdır. Birçok çağdaş sanatçı size büyük kavramları ve onların nasıl kullanılacağını öğretebilir. Klasik resim size ışık ve perspektif hakkında çok şey öğretebilir. Sanatsal olan her şey sizi görsel bir üretici ve iletişimci olarak etkileyebilir. Yaratıcılığınızı tetiklerken ve çalıştırırken hiçbir zaman yeterli yiyecek yoktur. Fotoğrafçılık anlamında konuşursak Magnum’un fotoğrafçılığın insancıl yanına olan yaklaşım geleneğinden çok esinleniyorum. Robert Frank, Don McCullin ve aynı düşünce yapısında olan günümüzün fotoğrafçıları bana rol model oluyor.

Jens Krauer
What makes a photograph valuable to you? Sizce fotoğrafı ne değerli kılar?
There are different factors, but I would put impact first. A photograph that does not transport or communicate is not fulfilling its purpose in my view.  Whatever the emotion or the message of the photograph might be, if it has no emotional impact on the viewer, we fail to initiate the non-verbal communication that the image should intend. After all, we aspire to communicate with the viewer.  Balancing between impact and technical execution, impact always wins to me. Having achieved impact, any of the following factors add to the quality of an image. Composition, awareness of corners, borders, treating the image not just as a given frame,  but as canvas to be structured and created around a subject, just add to the quality of the image. Technical perfection and context free beauty without impact, to me, is just pleasant decoration. Farklı faktörler var fakat “Etki”yi başa koymak isterim. İletkenliği ve iletişimi olmayan bir fotoğraf bence amacını yerine getirmiyor. Fotoğrafın mesajının duygusu her neyse, izleyicide duygusal etki bırakmıyorsa, görüntünün taşıması gereken sözsüz iletişimi başlatmada başarısız oluyoruz. Her şey bir yana amacımız izleyici ile iletişimdir. Etki ve teknik sunumu dengeleyecek olursak, etki bence her zaman kazanır. Etkiyi elde ettikten sonra sunacağım diğer faktörlerden her hangi biri fotoğrafın kalitesine katkıda bulunur. Kompozisyon, köşelere olan farkındalık, sınırlar, fotoğrafı sadece verilen bir çerçeve olarak değil fakat bir konu etrafında yapılandırılan ve yaratılan bir tuval olarak görmek, onun kalitesine ekleme yapar. Bağlamsız bir güzelliğin teknik mükemmelliği bence sadece hoş bir dekordur.

Jens Krauer
Where can we see more of your work? Have you got a website? Daha fazla fotoğrafınızı nerede görebiliriz?
You can find my work on , @urbanframes on Instagram and under my full name on Facebook. Çalışmalarımı , @urbanframes hesabıyla instagram’da ve tam adımla facebook’ta görebilirsiniz.
Have you got a message for new photographers? Fotoğrafa yeni başlayanlara bir mesajınız var mı?
Photograph what you care about. If you are struggling for long-term motivation, find a purpose, a theme and follow it. If the fire for the subject matter burns in you, you will find the motivation to act on it. Don’t fall for the social media trap, good work is not getting validated by the average taste of the masses and you will always „loose“to sunsets and cats. Instead, create an environment of honest feedback and constructive criticism that effectively supports your self-development in pursuing your vision. Embrace hard feedback, rather than fishing for compliments. Önem verdiğiniz şeyin fotoğrafını çekin. Uzun süreçli bir motivasyon arayışınız varsa, bir amaç, bir konu bulun ve onu takip edin. Konu ile ilgili içinizde yanan bir ateş varsa, üzerinde çalışacağınız motivasyonu bulacaksınızdır. Sosyal medya tuzağına düşmeyin. İyi eserler kitlelerin ortalama zevkleri ile değerlendirilmez ve her zaman günbatımı ve kedilere karşı “kaybedersiniz”. Onun yerine vizyonunuzu izlerken etkili bir şekilde öz-gelişiminizi destekleyen dürüst dönüt ve yapılandırıcı eleştiri alabileceğiniz bir ortam oluşturun. Kompliman avlamaktansa, sert dönütleri kucaklayın.

Röportaj ve Çeviri: Çiçek Kıral
Sayfa Tasarımı: Okan Yılmaz 

Previous Ramazan Bayramı Kutlu Olsun...
Next EFSAD'da 21 Mayıs Cuma - Selnur Dincer Okudan - Sunum ve Söyleşi


  1. Çağatay Dobada
    16 Mayıs 2021

    Congratulations for terrific photos !

  2. çiçek Kıral
    16 Mayıs 2021

    Your images are very impressive. The impact of B&W is immense. You enjoy and think while you look at them. Thank you for your cooperation.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir